Muhafazakar Ailenin Ateist Çocuğu (1)

İslamın mükemmelliği ve hayattaki her soruya cevap verecek kapsayıcılığına rağmen, insanların bir isminin Allah’tan Celle Celaluhu uzaklaşması tahlil edilmesi gereken bir durum. Kendini Yaratan’dan uzaklaşmak kişinin iç dünyasının yansıması olduğuna göre biz bu insanın nasıl düşündüğünü, hayatı nasıl algıladığını, hislerini nelerin yönlendirdiğini ve eylemlerinin nelerden etkilendiğini anlamalıyız. Bütün bunları tahlil etmek için insanın geçmişine doğru bir sefere çıkmamız gerekiyor.

Çocukluk dönemi altın değerinde

Bir ağacı düşünün, örneğin koca bir çınar ağacı, tüm heybetiyle senelere direnen bir ağaç.Kalın gövdesi, uzun ömrüyle bekanın sembolü olmuştur. Bu ağacın geçmişine gidersek onun bir tohum olduğu zamana varırız. Bu tohumda az önce bahsettiğim tüm o ihtişama kavuşma ihtimali vardır. Lakin bu hale varması bazı şartlara bağlanmıştır. Dünya hayatı vesilelerle yürür bilirsiniz, bu tohum da ağaca dönüşme seferinde;  toprağa, suya sonra güneşe yani kendini büyütecek müsait ortama muhtaçtır. Eğer bunlardan biri noksan olsa, ağaç olma imkanı bulamaz. Tıpkı tohumun muhtaçlığı gibi insanın çocukluk dönemi de en muhtaç olduğu dönemdir. En güzel biçimde yaratılmış olan insanın hem ruhen hem bedenen en üstün varlık olarak yaratılışı ve neticesinde dünyaya varis olabilme imkanı ise, bebeklikten yetişkinliğe devam edecek bir terbiyenin (tohumun ağaç olma serüvenindeki bahsettiğim vesilelere muhtaçlığına benzer şekilde) varlığıyla ancak mümkün olabilir. Bu terbiyenin, eğitimin elzem oluşu akıl sahipleri için aşikardır.

Çocuğun ilk mektebi ailesidir ve annesiyle arasındaki ilişkinin içeriği tüm hayatını etkileyecek bir öneme sahiptir. Gelişim psikologlarının araştırmaları, deneyleri, yıllarca biriken deneyimleri yanında insanlık tarihinin binlerce yıllık gözlemlerinden süzülen bilgiler bize önemli şeyler söylüyor. İnsan yavrusu hayatının ilk yıllarında Annesine bağımlıdır. (Bazı bebelerin kaderi farklı tecelli edebilir ve annesi vefat etmiş veya kendinden uzakta olan, bu sebeple bakımını bir başkasının üstlendiği bebeklerde mümkündür. Bu durumda bebeğe bakımı kim veriyorsa Anne rolünde o kişi var demektir. Ben bu yazımda “bakım” verene genel olarak Anne diyeceğim.) Annesine bağımlı olduğu 0-5 yaş aralığında Annesiyle aralarında kurulan ilişki altın değerindedir. İnsan yavrusunun gelişimi farklı yaş evreleriyle tanımlanmış ve incelenmiştir. Bu evreleri tanımak daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.Birazdan bahsedeceğim her evrenin iki olası sonucu olacağını ve insan yavrusunun her evreden bu iki sonuçtan birini pekiştirmiş olarak çıkacağını göreceksiniz. Gelin birlikte bakalım;

Psikososyal gelişim evreleri

İlk evre Temel Güven Karşısında Güvensizlik (0-1 Yaş)

Birinci gelişim evresi, bebeğin ağız yoluyla (tadarak) öğrenme dönemini kapsar. Bu yüzden bu evreye oral dönem de denilmiştir. Hayatın çok önemli evrelerindendir. Bir bebek kendine bakım veremediği başkasına tamamen bağımlı olduğu için, çocuğun hayatta kalması annesinin güvenilirliğine bağlıdır. Gelişimin bu evresinde bebek; beslenme, sevgi, sıcaklık, güvenlik dahil olmak üzere hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu her şey için annesine tamamen bağımlıdır. Bebek ; Acıktığında olabildiğince çabuk yanıt alması, üşüdüğünde çok bekletilmeden ısıtılması, korktuğunda şefkatle anne koynunda yatıştırılması gibi sevgiyle yaklaşıldığını deneyimledikçe hayata, annesine, kendine GÜVEN duygusu geliştirmeye başlar. Anneyi emerken sadece süt ile değil ilgi, sevgi, güven, mutlulukla beslenir. Bu tüm hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı içsel kuvvetin oluşmasına imkan sağlar. Böylece bebek sevilir bir varlık olduğunu, insanların da ilgili olduğunu, hayatın güvenli bir yer olduğunu duyumsar. Bu dönemde bebeğin annesiyle ilişkisini sekteye uğratacak her yaşantı, annenin uzaklığı veya tutarsızlıkları güven duygusunun zedelenmesine sebep olabilir.

“Psikososyal gelişimin ilk aşamasında, anne güvenilirlik, ilgi ve sevgi sağladığında bebekbir güven duygusu geliştirir. Bunun olmaması güvensizliğe yol açacaktır.” Güveni geliştirememek, daha sık kaygı ve korku yaşantılarına ve dünyanın tutarsız, öngörülemezolduğuna dair bir inanca neden olabilir. 

İkinci evre Özerklik karşısında Şüphe, Utanç (1-2 yaş) 

Gelişimin bu evresinde, bebek bedenen ve fikren gelişmeye başlar. Bırakıldığı yerde yatmak zorunda kalan bebekten, sağa sola dönebilen, emekleyen hatta yürüyen bir bebeğe dönüşürböylece anneden biraz bağımsızlık kazanmaya başlar Ufak ufak dil kullanımı da başlar ve etrafı keşfetmeye eşyalarla etkileşime başlar. Bu evrede, Ebeveynler çocukların basit seçimleryapmalarına (önüne koyulan oyuncaklar arasında) ve kontrolü ele geçirmelerine (misalen bir eşyayı çekiştirmelerine) izin verdikçe, bebeklerin bir özerklik duygusu geliştirmelerine yardımcı olurlar. 

“Bu evrenin temel hedefi, çocukların fiziksel becerileri ve sınırlı çevreleri üzerinde kişisel bir kontrol ve özerklik duygusu geliştirmeleridir.”

Bu evrede bebekler çok önemli bir gerçekle tanışırlar. Hayatın kurallarının olduğu gerçeği. Daha küçüklerken istedikleri anda tuvalet ihtiyacını giderirken şimdi tuvalet eğitimi başlamış, emekleme veya yürümenin başlamasıyla etrafla etkileşim sonucu “ onu çekme, bunu itme, onu düşürme” gibi müdahaleler başlamış yani kısaca hayatın kuralları ile tanışmıştır. Tuvalet eğitimi, çocukların bu özerklik duygusunu geliştirmelerine yardımcı olmada önemli bir rol oynar, hayati bir parçasıdır. Bebeğin bedensel işlevlerini kontrol etmeyi öğrenmesi, bir kontrol ve bağımsızlık duygusunu sağlar. Diğer önemli etkileşimleri yiyecek seçimleri, oyuncak tercihleri ve kıyafet seçimi üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmasıdır. Bu süreçte desteklenmesi veya engellenmesi bu gelişim evresinden ne öğrenerek çıkacağını belirler. Gereğinden fazla müdahaleci, çok eleştirel, çok katı ebeveyn tutumları bebeğin kendine olan güvenini ve ebeveynlerine olan güvenini menfi yönde etkiler. Ebeveynlerin bu süreçteki yaklaşımları çocuğu ya yüreklendirme, teşvik etme veya utandırma kendinden şüpheye düşürme şeklindedir. Bu süreçte öğrenilenler bebeğin yaşamı boyunca hayatla ilişkisini etkileyecek kuvvettedir. 

Bugün neler öğrendik?

Bu ayki yazımda sizi insanın psikolojik gelişiminde bir yolculuğa davet ettim. Çok önemli iki evreyi size tanıtarak başladım, güven duygusunun ve özerkliğin nasıl geliştiğini veya gelişmesinde nasıl sorunlar oluşabileceğini tahlil ettim. Lakin konu burada bitmiyor. Diğer aylarda inşaAllah devam edeceğimiz bu yolculukta, kişinin gelişim sürecinde neler yaşadığının, inanç dünyasını nasıl etkileyebileceğini birlikte tahlil edeceğiz. Sağlık ve afiyet diler dualarınızı beklerim. 

Yorum yapın

LaTahzen Psikolojik Danışmanlık

Büyükesat Mahallesi Uğur Mumcu Caddesi 45/7 Ankara - LaTahzen Psikolojik Danışmanlık